Hikmet Güven Tekoğlu Yazdı: Çocuklarımız bizim yarım kalan hikayemizi tamamlamak için dünyaya gelmedi
ÇOCUKLARIMIZ BİZİM YARIM KALAN HİKAYEMİZİ TAMAMLAMAK İÇİN DÜNYAYA GELMEDİ
Çocuklarımızı dünyaya getirirken çoğu zaman onların hayatına dair hayaller kuruyoruz.
“İyi bir mesleği olsun.”
“Bizim yaşayamadıklarımızı yaşasın.”
“Benim yapamadığımı o yapsın.”
“Benim çektiğim sıkıntıları çekmesin.”
Niyetimiz çoğu zaman tamamen duygusal .Onları korumak, onlara daha iyi bir hayat sunmak ve bizim yaşadığımız zorlukları onların yaşamamasını istiyoruz.Fakat bazen farkında olmadan çocuklarımızın omuzlarına bize ait bir hayatın yükünü bırakıyoruz.
Oysa çocuklarımız bizim yarım kalan hikâyemizi tamamlamak için dünyaya gelmedi.
Onlar bizim ikinci şansımız değil.Bizim yaşayamadığımız hayatı yaşamaları, gerçekleştiremediğimiz hayalleri gerçekleştirmeleri ya da bizim seçemediğimiz mesleği seçmeleri gerekmiyor.Çünkü onlar bizim devamımız olabilirler ama bizim kopyamız değiller.Onların kendilerine ait yazmaları gereken ve kendilerinin deneyimlemesi gereken hikâyesi var.
Bir çocuğa sürekli “Ben senin yaşındayken…” diye başlayan cümlelerle yaklaşmak, zamanla onun kendi sesini duymasını zorlaştırabilir.
“Ben okuyamadım, sen mutlaka okuyacaksın.”
“Benim kaçırdığım fırsatları sen kaçırma.”
Bunlar bazen sevginin içinden çıkar.Fakat sevgi ile beklenti arasındaki çizgiyi kaçırdığımızda çocuk, kendi hayatını yaşamak yerine anne babasının beklentilerini gerçekleştirmeye çalışmaya başlayabilir.Ve bir gün karşımıza başarılı görünen ama mutsuz bir yetişkin çıkabilir.Çünkü başarı her zaman insanın kendi seçtiği yolda ilerlemesi anlamına gelmez.
Peki bizim görevimiz nedir?Çocuğun hayatını planlamak değil.Hayat yolculuğunda ona eşlik etmektir.Bazen önünü açmak, bazen sınır koymak, bazen düştüğünde elinden tutma.
Ama en önemlisi, gerektiğinde birkaç adım geriye çekilip onun kendi hayatını planlamasına izin vermektir.
Çünkü rehberlik etmek ile yönetmek aynı şey değildir.Bir rehber, “Buradan gitmelisin.” demek yerine bazen:“Önünde birkaç yol var. Hangisinin sana ait olduğunu birlikte keşfedelim.” diyebilir.Çocuğun ne olacağına karar vermek yerine, kim olduğunu keşfetmesine yardımcı olmak belki de ebeveynliğin en önemli görevlerinden biridir.Çocuklarımızın hata yapmasına da izin vermeliyiz.Çünkü her hatayı biz önlersek, kendi hayatlarını yönetmeyi öğrenemezler.Navigasyon kullanırken yanlış yola girdiğimizde navigasyon yeni yol bulmak için yeniden konumlanır bizler de başta olmak üzere yaptığımız hata ve yanlışlardan çıkarım yapar ve doğru olana eğilim gösteririrz.Her problemi biz çözersek, problem çözme becerileri gelişmez.Her kararını biz verirsek, kendi kararlarının sorumluluğunu taşıyamazlar ve sorunlarla karşılaştıklarında ya pes ederler ya da birilerinin onların yerine sorunlarını çözmelerini beklerler.
Onları korumak isterken bazen hayatın kendisinden uzaklaştırıyoruz.Oysa çocukların ihtiyacı kusursuz bir hayat değil; güvenli bir ilişki içinde hayatı deneyimleyebilecekleri bir alan.Unutmamız gerek ön önemli şey ise çocuklarımız dünyaya bizim yarım kalan hayallerimizi gerçekleştirmek için gelmedi.