Siyaset

Necmeddin Bilal Erdoğan Aile Zirvesi’nde konuştu: “Aile zayıfladığı zaman biz olmaktan çıkıyoruz”

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Aile Zirvesi’nde yaptığı konuşmada aile yapısı, doğurganlık oranı, ekonomik sistem, sosyal medya, sivil toplum ve gençlere verilen burs desteklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aile konusunun yalnızca ekonomik tedbirlerle çözülemeyeceğini söyleyen Necmeddin Bilal Erdoğan, yaklaşık 200 yıldır dünyada etkili olan ekonomik düzenin toplumsal hayatı da değiştirdiğini savundu.

Kapitalizmin insanları daha bireysel bir yaşam biçimine yönelttiğini belirten Necmeddin Bilal Erdoğan, teknolojinin gelişmesiyle insanların alışkanlıklarının ve tercihlerinin daha ayrıntılı şekilde takip edilebildiğini söyledi. Necmeddin Bilal Erdoğan, “Artık daha bireyciyiz. Çünkü sistem bizim böyle olmamızı öngörüyor. Topluluk hâlinde değil, bireyci olarak güdüleniyoruz” dedi.

Ailenin bu yapı içerisinde önemli bir direnç alanı oluşturduğunu savunan Necmeddin Bilal Erdoğan, geniş aile yapısına da dikkat çekti. Necmeddin Bilal Erdoğan, “Aile biriminde anne, baba belli kararları çocukları adına alabilir. Hele bir geniş aile olursa, amcalar, teyzeler, dedeler, babaanneler, anneanneler vesaire, onun parçalanıp manipüle edilmesi daha da zorlaşabilir” ifadelerini kullandı.

Ailenin kültür ve kimliğin yeni nesillere aktarılmasındaki rolünü anlatan Necmeddin Bilal Erdoğan, “Birçok şey aile içerisinde yönetiliyor, birçok şey aile içerisinde korunuyor, birçok aktarım aile içerisinde gerçekleşiyor” diye konuştu. Necmeddin Bilal Erdoğan, “Bizim için aile zayıfladığı zaman aslında biz, biz olmaktan çıkmaya hızla yol alıyoruz demektir” değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medya ve yapay zekâya da değinen Necmeddin Bilal Erdoğan, özellikle Amerika merkezli sosyal medya şirketlerinin kullanıcı profilleri üzerinden insanların tercihlerini yönlendirdiğini savundu. Sosyal medyaya güven konusunda salgın dönemindeki araştırmaları örnek gösteren Necmeddin Bilal Erdoğan, insanların haberleri büyük ölçüde sosyal medyadan takip etmesine rağmen bu platformlara güvenmediklerini söylediklerini aktardı.

Sivil toplum kuruluşlarının yüz yüze iletişim bakımından önemli bir imkâna sahip olduğunu belirten Necmeddin Bilal Erdoğan, “Sivil toplumda bizim bu algoritmalara göre avantajımız, oturup birbirimizin yüzüne bakıyoruz, oturup konuşuyoruz, oturup samimi paylaşım yapabiliyoruz” dedi.

Necmeddin Bilal Erdoğan, İlim Yayma Vakfının Aile Yılı kapsamında burs sisteminde yaptığı değişikliği de açıkladı. Doktora öğrencilerine verilen bursun aylık 35 bin lira olduğunu ve 12 ay boyunca ödendiğini belirten Necmeddin Bilal Erdoğan, “Evliyse üstüne 2 bin 500 lira ilave ediyoruz. Çocuk başına 5 bin lira daha ilave ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Akademik hayat ile evliliğin birlikte sürdürülebileceğini kendi yaşamından örnek vererek anlatan Necmeddin Bilal Erdoğan, Amerika’da doktora öğrencisiyken eşinin lisans eğitimi aldığını ve ilk çocuklarının o dönemde dünyaya geldiğini söyledi. Necmeddin Bilal Erdoğan, ders programlarını birbirlerine göre ayarlayarak çocuklarının bakımında sorumluluğu paylaştıklarını anlattı.

İşverenlerin de aile konusunda sorumluluk alabileceğini belirten Necmeddin Bilal Erdoğan, evlenen ve çocuk sahibi olan çalışanlara ek destek sağlanabileceğini söyledi. Necmeddin Bilal Erdoğan, devlet tarafından verilen desteklere işverenlerin de katkıda bulunabileceğini, çalışanların özlük haklarında aile durumunun dikkate alınabileceğini ifade etti.

Türkiye’de doğurganlık oranının 2,5 seviyesinden 1,4’e gerilediğini söyleyen Necmeddin Bilal Erdoğan, konunun yalnızca kadınlara veya erkeklere yüklenemeyeceğini belirtti. Necmeddin Bilal Erdoğan, “Bunun bir kadın-erkek beraber meselesi olduğunu yeni yeni idrak etmeye başladık” dedi.

Türkiye’nin bu gidişatı değiştirebileceğine inandığını söyleyen Necmeddin Bilal Erdoğan, “Ben bunu tersine çevirebileceğimize inanıyorum. Bizim toplumumuzun kendine has dinamikleri var. Yeter ki bu dinamikleri yeniden açığa çıkarabilelim” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının son bölümünde sivil toplum kuruluşlarına da değinen Necmeddin Bilal Erdoğan, yalnızca sorunları konuşmanın yeterli olmadığını belirterek, kurumların uygulamada ne yaptıklarını sorgulamaları gerektiğini söyledi. Necmeddin Bilal Erdoğan, “Ben bu konuştuğum, dertli olduğumu gösterdiğim konuda ne yapıyorum, ortaya ne koyuyorum, ne gayreti toplumla paylaşıyorum?” sorusunun daha fazla sorulması gerektiğini ifade etti.