YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’dan Çerçeve Yasa çıkışı: “Hayır diyorum”
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Çerçeve Yasa tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. İbrahim Arslan, toplumsal barışın sağlanmasının ortak hedef olduğunu ancak bu hedefe ulaşılırken izlenecek hukuk ve demokrasi anlayışının önemli olduğunu belirtti. Mevcut haliyle Çerçeve Yasa’ya karşı olduğunu açıklayan İbrahim Arslan, Anayasa’nın ve mevcut hukuk kurallarının uygulanması gerektiğini söyledi.
İbrahim Arslan açıklamasına, “Çerçeve Yasa’ya hayır diyorum. Silahların susması, terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması hepimizin ortak hedefidir” sözleriyle başladı.
Tartışmanın toplumsal barış hedefi üzerinden değil, bu hedefe nasıl ulaşılacağı üzerinden yapılması gerektiğini ifade eden İbrahim Arslan, “Tartışılması gereken hedef değil; bu hedefe hangi hukuk, demokrasi ve siyasal anlayışla ulaşılacağıdır” dedi.
Hak ve özgürlüklerin genişletilmesine karşı olmadığını belirten İbrahim Arslan, hukuk ve özgürlüklerin toplumun tamamı için aynı şekilde uygulanması gerektiğini savundu.
İbrahim Arslan, “Herhangi bir kesimin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine değil; hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için eşit ve eksiksiz uygulanmamasına itiraz ediyorum” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında “Önce Anayasa, önce hukuk” diyen İbrahim Arslan, Süreç Komisyonu raporunun 7. bölümünde yer alan başlıklara da değindi. İbrahim Arslan, raporda hukuk devleti, millet egemenliği, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler ile Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmasının vurgulandığını aktardı.
Bu başlıkların yeni olmadığını ifade eden İbrahim Arslan, söz konusu ilkelerin zaten Anayasa’nın ve demokratik Cumhuriyetin gereği olduğunu belirtti.
İbrahim Arslan, “Bunların hiçbiri yeni değildir. Hepsi zaten Anayasanın ve demokratik Cumhuriyetin gereğidir. Oysa iki yıldır bunun tam tersini yaşıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’de Anayasa ve yargı kararlarının uygulanması konusunda sorunlar bulunduğunu savunan İbrahim Arslan, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı üzerinden iktidara eleştiriler yöneltti.
İbrahim Arslan, “Anayasa ve bağlayıcı yargı kararları yok sayılıyor; kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı aşındırılıyor. Seçilmişlere yönelik tutuklamalar, kayyımlar ve muhalefeti kuşatan operasyonlarla seçme-seçilme hakkı, ifade özgürlüğü ve milli irade baskı altına alınıyor” ifadelerini kullandı.
Yaşanan sorunun yeni hukuk metinlerinin bulunmamasından kaynaklanmadığını ileri süren İbrahim Arslan, mevcut Anayasa ve hukuk kurallarının uygulanması gerektiğini söyledi.
İbrahim Arslan, “Sorun yeni hukuk metinlerinin eksikliği değil; Anayasanın ve mevcut hukukun uygulanmamasıdır” dedi.
Toplumsal barış konusunun siyasi hesapların parçası haline getirilmemesi gerektiğini ifade eden İbrahim Arslan, iktidarın önümüzdeki döneme ilişkin siyasi hesaplar yaptığını savundu.
İbrahim Arslan, “Toplumsal barış, siyasal hesapların aracı olamaz. İktidar, önümüzdeki dönemin siyasal denklemini bugünden kurmaya çalışıyor. Anayasa, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis çoğunluğu bu hesabın önemli parçalarıdır” ifadelerine yer verdi.
Toplumsal barışın tarihsel bir konu olduğunu belirten İbrahim Arslan, bu konunun iktidarın görev süresini uzatmaya yönelik bir siyasi araca dönüştürülemeyeceğini söyledi.
İbrahim Arslan, “Toplumsal barış gibi tarihsel bir mesele, iktidarın ömrünü uzatacak bir siyasal mühendisliğin aracına dönüştürülemez. Bir kesime uzatılan el, diğer kesime yöneltilen hukuk sopasıyla aynı anda var olamaz” açıklamasında bulundu.
Demokrasi ve hukukun herkese aynı şekilde uygulanması gerektiğini savunan İbrahim Arslan, milli iradenin de siyasi şartlara göre değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
İbrahim Arslan, “Ölçü nettir. Demokrasi bölünemez. Hukuk seçici uygulanamaz. Milli irade, iktidarın işine geldiğinde hatırlanamaz” ifadelerini kullandı.
Toplumsal barışın sağlanmasına ilişkin kendi yaklaşımını da açıklayan İbrahim Arslan, bunun siyasi hesaplar üzerinden değil, Anayasa ve hukuk kuralları üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.
İbrahim Arslan, “Toplumsal barışın yolu siyasal mühendislikten değil; uygulanan Anayasadan, hukuk devletinden, özgürlükten, eşit yurttaşlıktan ve millet iradesinden geçer” dedi.
İbrahim Arslan, bütün bu gerekçeler doğrultusunda Çerçeve Yasa konusundaki tutumunu, “Bu gerekçelerle, mevcut haliyle Çerçeve Yasa’ya hayır diyorum” sözleriyle açıkladı.