Gündem

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın'dan avukatlara yönelik saldırılara ve gazeteci tutuklamalarına tepki

 Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, yaptığı basın açıklamasında avukatlara yönelik saldırıları, İzmir'de avukat Özge Penbegül'ün hayatını kaybetmesini ve gazetecilerin tutuklanmasını değerlendirdi. Barış Günaydın, savunma hakkı, basın özgürlüğü ve kadınların yaşam hakkının korunması için gerekli adımların atılmasını istedi.

Barış Günaydın, "Avukatların görev başında saldırıya uğradığı, gazetecilerin tutuklandığı ve kadınların yaşam hakkının ellerinden alındığı bir ülkede mesele tek tek olaylar değil, hukuk devletinin kendisidir." dedi.

Avukatlara yönelik saldırıları gündeme getirdi

Barış Günaydın, 13 Ekim'de Aksaray Barosu üyesi Çiğdem Akbulut Çökmez ile Afyonkarahisar Barosu üyesi Fahri Fevzi Kartal'ın görevleri sırasında saldırıya uğradığını belirtti.

20 Ekim'de Van Barosu üyesi Turan Yazan'ın adliye içinde, 21 Ekim'de ise İstanbul Barosu üyesi Muhammed Baykan Karataş ve Selim Durna'nın Küçükçekmece'deki haciz işlemi sırasında saldırı ve tehditle karşılaştığını aktardı.

Barış Günaydın, "Avukat, temsil ettiği kişinin yerine konulamaz. Üstlendiği davanın ve yürüttüğü takibin tarafı değildir." ifadelerini kullandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Adalet Bakanlığına çağrıda bulunan Barış Günaydın, avukatların güvenliği için yasal düzenlemeler ve koruyucu tedbirler alınmasını istedi.

Özge Penbegül'ün ölümüne ilişkin konuştu

İzmir'in Menemen ilçesinde görev yapan avukat Özge Penbegül'ün ölümüne değinen Barış Günaydın, basına yansıyan bilgilere göre Özge Penbegül'ün nişanlısı olan polis memuru tarafından öldürüldüğünü söyledi.

Barış Günaydın, "Kadınların yaşam hakkını korumanın bir temenni değil, devletin anayasal yükümlülüğü olduğu unutulmamalıdır." dedi.

6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanması gerektiğini belirten Barış Günaydın, Özge Penbegül'ün ailesine başsağlığı dileyerek olayın hukuki sürecini takip edeceklerini açıkladı.

Gazetecilerin tutukluluğuna tepki gösterdi

Gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı'nın tutuklu bulunmalarına tepki gösteren Barış Günaydın, basın özgürlüğünün korunması gerektiğini belirtti.

Barış Günaydın, "Bir gazetecinin haber kaynaklarıyla görüşmesi, iddiaları araştırması, kamu görevlilerine soru sorması ve kamu yararını ilgilendiren konuları gündeme taşıması gazetecilik faaliyetinin özüdür." dedi.

Anayasa'nın 26 ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesini hatırlatan Barış Günaydın, tutuklamaların gazeteciler üzerinde baskı aracına dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

Barış Günaydın, Murat Ağırel ve İsmail Arı'nın tutukluluklarının sona erdirilmesini, gazetecilik faaliyetlerine yönelik hukuka aykırı tedbirlerin ve erişim engellerinin kaldırılmasını talep etti.

Açıklamasında avukatların güvenliği için somut önlemler alınmasını da isteyen Barış Günaydın, "Avukatların korkmadan savunma yapabildiği, gazetecilerin korkmadan haber yaptığı, kadınların korkmadan yaşadığı ve yurttaşların korkmadan hakkını aradığı bir ülke istiyoruz." ifadelerini kullandı.