Gündem

Eskişehir'de basın özgürlüğü çağrısı: "Artık yeter, nefes alamıyoruz"

Eskişehir'de basın özgürlüğü, gazetecilere yönelik adli işlemler ve medya kuruluşlarına uygulanan erişim engelleri gündeme getirildi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Eskişehir Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos, basın meslek örgütlerinin ortak açıklamasını kamuoyuyla paylaşırken, BirGün gazetesi muhabiri Ezgi Can Erhun da gazeteci İsmail Arı'nın tutuklanmasına tepki gösterdi. Açıklamalarda gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması ve basın üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması talep edildi.

Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri değil, toplumun tamamını ilgilendirdiği vurgulanan açıklamalarda, yurttaşların haber alma hakkının korunması gerektiği ifade edildi. Gazetecilere yönelik baskıların demokratik hakları da olumsuz etkilediği savunularak meslek örgütlerine ve vatandaşlara dayanışma çağrısı yapıldı.

Eylem Lodos: "Gazetecilik halkın yanında olmaktır"

ÇHGD Eskişehir Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos, basın meslek örgütleri adına yaptığı açıklamada, Türkiye'de gazetecilerin karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekti.

Gazeteciliğin siyasi iktidarların veya ekonomik güç odaklarının değil, halkın yanında olması gerektiğini belirten Eylem Lodos, basın özgürlüğünün korunmasının demokratik toplum açısından önem taşıdığını söyledi.

Eylem Lodos, ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter, nefes alamıyoruz."

Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle soruşturma, gözaltı ve tutuklama süreçleriyle karşı karşıya kaldıklarını savunan Eylem Lodos, medya kuruluşlarına yönelik uygulamaları da eleştirdi.

Eylem Lodos, "Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız." ifadelerini kullandı.

"Gazetecilere yönelik baskı, toplumun haber alma hakkını da etkiliyor"

Gazeteciliğin temel sorumluluğunun kamuoyunu bilgilendirmek olduğunu vurgulayan Eylem Lodos, işçilerin, kadınların, gençlerin ve toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı sorunların görünür kılınmasının gazeteciliğin kamusal görevi olduğunu belirtti.

Gazetecilerin kamu kaynaklarının kullanımını araştırmalarının ve yolsuzluk iddialarını haberleştirmelerinin mesleğin gereği olduğunu ifade eden Eylem Lodos, bu faaliyetlerin cezalandırılmaması gerektiğini savundu.

Eylem Lodos, "Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil." dedi.

Basın üzerindeki baskıların yalnızca gazetecileri ilgilendirmediğini söyleyen Eylem Lodos, yurttaşların doğru bilgiye ulaşmasının da bu süreçlerden etkilendiğini dile getirdi.

Eylem Lodos, "Sansür, otosansür, kapatmalar, tutuklamalar sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu toplumun en temel demokratik haklarının engellenmesi ve haber alma haklarına vurulan bir darbedir." ifadelerini kullandı.

Medya kuruluşlarına yönelik uygulamalar eleştirildi

Ortak açıklamada, son iki yılda çeşitli televizyon kanallarına kayyım atandığı, haber sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildiği yönündeki iddialar da gündeme taşındı.

Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve Halk TV'ye ilişkin kayyım uygulamaları bulunduğu ileri sürülürken, JINNEWS, Mezopotamya Haber Ajansı, KAOS GL ve T24 gibi haber mecralarına yönelik erişim engelleri eleştirildi.

Ayrıca Evrensel, Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam Gazetesi ve Bianet gibi yayın kuruluşlarının sosyal medya hesaplarına yönelik kısıtlamalar bulunduğu belirtildi.

Açıklamada, medya kuruluşlarının ekonomik sorunlarına da dikkat çekilerek kamu reklamları ve ilanlarının adil dağıtılması gerektiği savunuldu.

Gazetecilerin sosyal haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesinin önemine değinilen açıklamada, mesleki güvencenin sağlanması istendi.

"Gazetecilik, farklı düşünen gazetecinin de hakkını savunabilmektir"

Eylem Lodos, gazeteciler arasındaki dayanışmanın siyasi görüş veya çalışılan medya kuruluşuna göre değişmemesi gerektiğini ifade etti.

Basın özgürlüğünün tüm gazeteciler için savunulması gerektiğini vurgulayan Eylem Lodos, şu değerlendirmede bulundu:

"Gazetecilik, yalnızca kendi başına gelene itiraz etmek değildir. Gazetecilik, kendisiyle aynı düşünmeyen gazetecinin de haber yapma hakkını savunabilmektir."

Eylem Lodos, basın meslek örgütlerinin taleplerini de sıraladı. Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına son verilmesini, hukuka aykırı erişim engellerinin kaldırılmasını ve kamu reklamları ile ilanlarının eşit biçimde dağıtılmasını istediklerini belirtti.

Eylem Lodos, anayasal güvence altındaki basın özgürlüğünün korunması gerektiğini ifade ederek gazetecileri ve yurttaşları dayanışmaya davet etti.

Ezgi Can Erhun: "Yıllardır yazıyoruz, anlatıyoruz ama artık nefes alamıyoruz"

BirGün gazetesi muhabiri Ezgi Can Erhun ise gazeteci İsmail Arı'nın tutuklanmasına ilişkin yaptığı konuşmada, gazetecilerin karşı karşıya kaldığı adli süreçlere ve mesleki baskılara tepki gösterdi.

Gazetecilerin kamuoyunu ilgilendiren konuları araştırmaya ve haberleştirmeye devam edeceklerini belirten Ezgi Can Erhun, yolsuzluk, usulsüzlük, istismar ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin haberlerin önemine dikkat çekti.

Ezgi Can Erhun, "Yıllardır yazıyor, çiziyor, anlatıyoruz ama artık nefes alamıyoruz." ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle hedef alındığını savunan Ezgi Can Erhun, kamuoyunda dezenformasyon yasası olarak bilinen düzenlemeye de değindi.

Ezgi Can Erhun, "Yargı bizler için bir sopa olarak kullanılıyor ve dezenformasyon yasası olarak bilinen halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu dedikleri suçlamayla bizleri hizaya getirmeye çalışıyorlar." dedi.

İsmail Arı'nın tutuklanmasına tepki gösterdi

Gazeteci İsmail Arı'nın tutuklanma sürecini anlatan Ezgi Can Erhun, çalışma arkadaşının ifade vermek üzere emniyete gittiğini ve burada hakkında gözaltı kararı bulunduğunun bildirildiğini söyledi.

Ezgi Can Erhun, İsmail Arı'nın kaçma şüphesi gerekçesiyle tutuklandığını ve bunun yıl içerisindeki ikinci tutuklanması olduğunu ifade etti.

Gazeteci Murat Ağırel'in ardından İsmail Arı'nın da tutuklandığını belirten Ezgi Can Erhun, çalışma arkadaşının cezaevinden gönderdiği mektuba değindi.

Ezgi Can Erhun, İsmail Arı'nın mektubundaki şu sözlerini aktardı:

"Ben bu memleketi de halkımızı da çok seviyorum. Bu yüzden memleketimden kaçmam."

İsmail Arı'nın geçmişte yaptığı haberleri hatırlatan Ezgi Can Erhun, Kızılay, Diyanet ve Yunus Emre Vakfı hakkındaki iddiaların yanı sıra depremde yakınlarını kaybeden ailelerin hukuk mücadelesine ilişkin haberler hazırladığını söyledi.

İsmail Arı'nın daha önce 75 gün cezaevinde kaldığını ve 5 Haziran'da tahliye edildiğini belirten Ezgi Can Erhun, çalışma arkadaşının gazetecilik faaliyetleri nedeniyle adli süreçlerle karşı karşıya kaldığını savundu.

"Baskılar karşısında gazetecilik yapmaya devam edeceğiz"

Gazetecilerin yaşadığı sorunların çözümü için ortak mücadele gerektiğini vurgulayan Ezgi Can Erhun, basın özgürlüğünün toplumun tüm kesimlerinin desteğiyle korunabileceğini ifade etti.

Ezgi Can Erhun, "Bizler bu baskıların altında, tutukluluklara, engellenmelere rağmen doğru bildiğimiz işi yapmaya devam edeceğiz. Baskılar karşısında yılmadan, yorulmadan gazeteciliğin suç olmadığını her yeni gün tekrar ve tekrar söyleyeceğiz." dedi.

Demokrasi ve özgürlüklerin korunmasında toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çeken Ezgi Can Erhun, tutuklu gazeteciler için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Ezgi Can Erhun, "İçerideki arkadaşlarımıza selam olsun. Onlar için, mesleğimizin onuru ve geleceği için mücadele etmeye, gerçekleri yazmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması istendi

Açıklamaların sonunda basın özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğu hatırlatılarak gazetecilerin mesleklerini herhangi bir baskıyla karşılaşmadan yapabilmeleri gerektiği vurgulandı.

Gazetecilere yönelik adli işlemlerin, medya kuruluşlarına ilişkin kayyım uygulamalarının ve erişim engellerinin sona erdirilmesi talep edildi.

Basın meslek örgütleri adına yapılan çağrıda, gazetecilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, kamu ilanlarının adil dağıtılması ve tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması istendi.

Eylem Lodos ve Ezgi Can Erhun'un açıklamalarında, basın özgürlüğünün yalnızca medya çalışanlarının değil, toplumun haber alma hakkının da temel güvencelerinden biri olduğu vurgulandı.