Eskişehir'de Prof. Dr. Fatma Handan Giray'dan dikkat çeken uyarı: 2030'da 500 milyon insan açlıkla karşı karşıya kalabilir
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Handan Giray, dünyada artan gıda sorunları, iklim değişikliği ve tarımsal üretimin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Fatma Handan Giray, mevcut gidişata ilişkin tahminlere göre 2030 yılında 500 milyondan fazla insanın açlıkla karşı karşıya kalabileceğini belirterek tarım ve gıda sistemlerinde değişime ihtiyaç olduğunu söyledi.
Dünyada hâlâ açlık ve gıdaya erişim sorunlarının konuşulduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Handan Giray, “Çok daha keyifli konulardan konuşabilirdik. Ancak bugün hâlâ gündemimizde açlık, kıtlık, gıda güvencesi, gıda güvenliği ve güvenilir gıda gibi konular var.” dedi.
Birleşmiş Milletlerin 2030 yılına kadar açlığı sona erdirmeyi hedeflediğini hatırlatan Prof. Dr. Fatma Handan Giray, “Mevcut gidişata ilişkin 2026 yılı tahminlerine göre, bu şekilde devam edilirse 2030 yılında 500 milyonun üzerinde insan açlıkla karşı karşıya kalacak.” ifadelerini kullandı.
Dünya genelinde yaklaşık her 13 kişiden birinin, Afrika'da ise her beş kişiden birinin yeterli besine düzenli olarak ulaşamadığını belirten Prof. Dr. Fatma Handan Giray, yeterli ve güvenilir gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı.
Gıda güvencesi, gıda güvenilirliği ve gıda kalitesinin farklı kavramlar olduğunu anlatan Prof. Dr. Fatma Handan Giray, insanların öncelikle yeterli miktarda gıdaya ulaşabilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Fatma Handan Giray, gıdanın güvenilirliğinin bilimsel ölçütlerle belirlendiğini, kalitenin ise tüketici tercihlerine göre değişebildiğini ifade etti.
Dünya nüfusunun 2050 yılında 10 milyara ulaşmasının beklendiğini belirten Prof. Dr. Fatma Handan Giray, bu nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için bugünkünden yüzde 50'nin üzerinde daha fazla gıda ve yem üretimine ihtiyaç duyulabileceğini aktardı.
Beslenmenin sınırlı sayıda bitki ve hayvan türüne dayandığına dikkat çeken Prof. Dr. Fatma Handan Giray, “Temel ihtiyaçlarımızın önemli bir bölümü beş hayvan türü ve 12 bitki türünden karşılanıyor.” dedi. Özellikle mısır, pirinç ve buğdayın dünya beslenmesinde öne çıktığını belirten Prof. Dr. Fatma Handan Giray, az sayıdaki ürüne bağımlılığın iklim değişikliği karşısında gıda tedarikini daha kırılgan hâle getirdiğini söyledi.
Tarım alanlarının sınırsız olmadığını ve üretimi artırmak için sürekli yeni alanlar açmanın çözüm oluşturmadığını vurgulayan Prof. Dr. Fatma Handan Giray, gıda fiyatlarına çevresel zararların ve sağlıkla ilgili risklerin tamamının yansımadığını da ifade etti.
1950'li yıllarda başlayan Yeşil Devrim'in tarımsal verimliliği artırırken toprak üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Fatma Handan Giray, teknolojinin sonuçlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Deprem, pandemi ve diğer krizlerin insanların yeniden temel beslenme ihtiyaçlarına odaklanmasına neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Fatma Handan Giray, “Küresel ve yerel ölçekte mevcut tarım ve gıda sistemi artık ihtiyaçlarımızı karşılamakta zorlanıyor. Dolayısıyla bu sistemde değişiklik yapmamız gerekiyor.” dedi.
Tarım ve gıda sisteminin yalnızca üretimden oluşmadığını belirten Prof. Dr. Fatma Handan Giray, girdi temininden hasada, işlemeden paketlemeye, dağıtımdan tüketime kadar bütün aşamaların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Fatma Handan Giray, gıda kayıplarının azaltılması ve atıkların yeniden değerlendirilmesinin de bu sürecin parçası olduğunu belirterek, “Bu nedenle tarım ve gıda sistemini bir bütün olarak ele almak ve sorunları bütüncül bir yaklaşımla çözmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.